ilaçlama servisi,böcek ilaçlama,kene ilaçlama,haşere ilaçlama kakalak hamamböceği ilaçlama
Konut ilaçlama servisi
Bina - Apartman Toplu ilaçlama
İşyeri - Fabrika ilaçlama
Otel - Pansiyon ilaçlama
Gıda merkezleri ilaçlama
Gemi ilaçlama
Açık alan ilaçlama

Kene
Pire
Fare
Hamam Böceği
Bit
Karasinek
Tatarcık
Sivrisinek
Güve
Akrep
Tesbih Böceği
Gümüş Böceği
Yılan
Örümcek
Kulağa Kaçan
Salyangoz
Tahtakurusu
Kırkayak
Karınca
Ağaç Kurdu
Çiyan
Deri Böceği
Çekirge


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Örümcek ilaçlama - Örümcek hakkında - Örümcek ile Mücadele

Örümcek - Örümcek ilaçlama - Örümcek ile mücadele

GENEL ÖZELLİKLERİ;

Örümcek , eklembacaklıların örümceğimsiler ( Arachnida ) sınıfının örümcekler ( Araneida ) takımından türlerine verilen genel ad. Hemen hemen dünyanın her tarafinda yaşarlar. 63.000 kadar türü vardır. Bas ve göğüs kaynaşmıştır. Karın, gögüse ince bir bel ( pedisel ) ile bağlanmıştır. Aynı büyüklükte başka bir canlının beli bu kadar ince değildir. Içinden sindirim borusu, kan damarları nefes boruları ve sinir sistemi geçer. Örümceklerin boyları, birkaç cm'den 35 cm'ye kadar değişir. Ağızlarının önünde iki zehir çengeli ( keliser ) ve iki his ayağı ( pedipalp ) yer alır. Gögüslerinde ise, gelişmiş dört çift yürüme bacaği vardır. Uçları, tarak gibi dişli iki çengelle sonlanır. Örümcek bunların sayesinde ağ üzerinde rahatça dolasır. Bir kısmı ileriye, geriye ve yanlara dogru yürüyebilirler. Çogunun başında 3 veya 4 çift osel (basit) göz bulunur. Gözlerin dizilişi, sınıflandırmada önemli bir özelliktir. Yuvarlak olan karın kısmı yumuşak ve esnek olup, alt kısmında solunum delikleri, ipek bezleri, anüs ve cinsiyet organları yer alir.

Örümcekler, yırtıcı hayvanlardır. Birbirlerine saldırmaktan çekinmezler. Avlarıçok çeşitlidir. Çoğu, böceklerle beslendiklerinden faydalı sayılırlar. Bazı tropikal türler amfibyum , sürüngen , küçük kuş ve memeli gibi omurgalıları avlarlar. Örümceklerin hepsi avlarını yakalamak için tuzak ağları kurmaz. Bir kısmı avlarını kovalayarak veya üzerlerine sıçrayarak yakalar. Suda böcek, kurbağa ve balık avlayanlar da vardır. Yakaladıgı avını, kıskaçlarına açılan zehir salgısı ile felce ugratır. Sonra ısırarak avının iç organlarına, eritici enzimler ihtiva eden tükrük salgısını akıtır. Kısa bir zaman zarfinda, avın iç organları eriyerek sıvı haline gelir. Örümcek, emici midesini bir pompa gibi kullanarak bu sıvıyı emer. Av, kisa bir sürede içi bos kabuğa döner. Örümcek, bu boş kabuğu ya oldugu yere bırakır veya başka bir yere atar. Böcekler , küçük kuşlar bu avlar arasındadırlar.

Güney Amerika 'da yasayan, bacakları hariç 10 cm boyunda olan, toprakaltı inlerinde barınan bazı türler, tavşan ve tavukların içini boşaltabilecek güçtedir. Örümceklerin özofagusları (yemek borusu) çok dar olduğundan böyle beslenmek zorundadırlar. Ayrıca, ağız parçaları da bir sineği bile parçalayacak güçte degildir. Zehir çengelleri, avı delmeye ve zehir akıtmaya yarar. Uçtaki iğneli kısımları, bir şırınga gibi birer yan delikle biter. Deliğin böyle enjektörvari oluşu, tıkanma tehlikesini önler.

İğne ava girince, zehir bu delikten sızar. Örümcekler, iki keliseri de kullanırlar. Isırdıkları zaman yanyana iki delik olması bu yüzdendir. Keliser, aynı zamanda, delik açma ve küçük cisimleri taşıma işlerine de yarar.

Örümceklerin böceklerden ayrılan birçok özelliği vardır. Böceklerin çoğu kanatlı olduğu halde, örümcekler kanatsızdır. Böceklerde 6 bacak olmasına karşılık örümceklerde 8 bacak vardır. Antenleri olmadığından, agız önündeki pedipalpler bu görevi üstlenirler. Dış görünüşleri bacağa benzediğinden bunlara duyu bacakları da denir. Üzerleri duyu algılayıcı tüylerle kaplı olup, dokunma, tad alma ve çevreyi koklayıp araştırma gibi görevler yaparlar. Üreme dönemlerinde erkeklerde spermalari biriktirip dişiye aktaran bir kopulasyon (çiftlesme) organi olarak da iş görürler. ve her tehlikeye karşı sperleri vardır. Örümceklerde trakealar (solunum boruları), akreplerde oldugu gibi karın altında kitap akciğerleri tipindedir. Kitap yaprakları şeklindeki deri kıvrımlarından dolayı solunum organları bu adı alır. Iki veya dört tane kitap akciğerleri vardır. Eğer örümcekte bunlar iki ise, eksikligi ek solunum boruları ile tamamlanır.

Örümcek Ağı

Örümceklerde, diger eklembacaklilar gibi açik bir dolasim sistemi bulunur. Kilcal damarlari yoktur. Hemen hemen her yerde rastlanan örümcek agi , aslinda bir sanat saheseridir. Yapilis maksadi avlanmak olan ag, bir nevi tuzaktir . Fakat her örümcek türü ag yapmaz. Ancak bütün örümcekler ag tellerinden yumurtalarinin etrafini saran kozalar yaparlar. Bazilari da ag bezlerini, yapraklari yapistirmakta, yuvalarinin içini dösemede, açtiklari çukurun çevresini kapatmakta vs. islerde kullanirlar. Ag kurmayan bu tür avci örümcekler de, arkalarinda agdan bir iz birakarak, rüzgarla sürüklenmekten korunurlar. Erkekler, disileri bulmakta da bu izlerden faydalanirlar.

Karin altlarinin arka taraflarinda üç çift ag organlari bulunur. Her birinin disariya ayri bir çikisi vardir. Bezlerden meydana gelen yapiskan ve sivi iplik maddesi, havayla temas edince sertlesir. Her ag memeciginde 100 kadar ince ve küçük kanalciklar bulunur. Bu ince kanalciklardan sizan iplikçikler bir araya gelerek büküldükleri zaman tek iplik durumuna gelirler. Esnek ve yapiskandirlar. Bir sinek ne kadar sert çarpsa da kopmazlar. Ag yapmak isteyen örümcek, ag organlarini bacaklarinin bir kismi ile bastirarak ag maddesinin akisini baslatir. Örümcekler, iplik deliklerinden çikan tellerin hepsini toplayip bir tek tel halinde kullandiklari gibi bunlardan ayri ayri incecik tel de yaparlar.

Düsme esnasinda bir yere taktigi ag telini, kendisi yere varincaya kadar uzatabilir. Genç örümcekler, ag tellerinin sayesinde uzun mesafelere uçabilirler. Bunun için telin bir ucunu bir yere baglayarak kendilerini hava akimlarina birakirlar. Böylece yerlerinden havalanan örümcekler, karada 5 km, denizde ise yüzlerce km uzaklara savrulabilirler. Okyanuslardaki issiz adalarda yasayan örümcekler, hep böyle havadan gelmislerdir. Sonbaharda bol bol rastlanan ag telleri de uçan genç örümceklerden kalmistir.

Ag yapacak olan bir örümcek, önce yüksekçe bir yere tirmanarak, agin ucunu bulundugu kisma yapistirarak ipek iplik yardimiyla asagi süzülür. Gözüne kestirdigi bir dala ulasarak baglanti kurar. Sonra o iplik üzerinde gidip gelerek agi kalinlastirir. Daha sonra vücudundan çikmakta olan ipligin bir ucunu ilk iplige tutturarak kendisini bosluga birakir. Aga bagli halde bir yere varinca, o ucu vardigi yere yapistirir. Bu yolla birkaç gidis geliste agin kaba iskeleti meydana gelir. Bundan sonra iskeletin merkezi çevresinde dairevi halkalar yaparak agi tamamlar.

Ag örümü çogunlukla gece olur. Örülmesi en fazla 60 dakika alir. Agin ortasinda spiral ve yapiskan bir yer vardir. Diger iplikçikler kurudur. Bir sinek aga konsa hemen yapisir. Kurtulmak için çirpindikça daha da yapisir. Ikaz iplikçigi ile avin yakalandigini anlayan örümcek gelerek avini zehirler. Ikaz iplikçiginin bir ucu aga bagli, diger ucu ise daima kendisindedir.

Aglar, genellikle yere dik vaziyettedir. Maksat, uçan ari ve sinekleri yakalamaktir. Her örümcek türünün, kendisine has ag örme stili vardir. Ancak dikkati çeken nokta, aglarda geometrik inceliklerin her zaman varligidir. Ag örme isi örümceklerin, dogustan kazandiklari bir sanattir. Küçük bir örümcek, daha önce hiç agi görmemis ve örmemis olmasina ragmen büyüklere benzer aglar örer.






Örümcek vücudunun ayrıntılar:
dört çift yürüme bacağı (1), başla göğüs kaynaşmıs olur (sefalotoraks, 2), karın (3), Anten veya kanat yok. Bu da onların böcek olmadığının bir kanıtıdır.



ilaçlama şirketi böcek ilaçlama haşere ilaçlama kene ilaçlama fare ilaçlama pire ilaçlama kakalak hamamböceği ilaçlama